Yunus Çakır
Çanakkale Zaferini Yeniden Okumak
Eklenme : 2017-03-19 20:40:01 Okunma : 2263
Yazdır
0 0 0

Çanakkale Destanı, Çanakkale Cephesi'nde İslam Coğrafyasının farklı bölgelerinden gelip Türk Ordusuna katılan ve güzelim yurdumuz Anadolu’yu parçalayıp yutmak isteyen dünya devlerine karşı verilen mücadele sonucunda yazılmış bir destandır. Türk Milletinin yeniden diriliş, dünya tarihinin de yeniden yazılış destanıdır Çanakkale.

 

         Kaybedilse idi Türk Milleti için bir ölüm, dünya tarihi için de farklı bir yazılım olacaktı. Kurtuluş Savaşı gibi zafer anıtlarıyla dolu bir harpten bahsedilemeyecek, dünya tarihine altın harflerle "Çanakkale Geçilemez!" ifadesi, Çanakkale Marşları, Bu Vatan Kimin, Dur Yolcu Bilmeden … Şiirleri yazılamayacak, İstiklal Marşından bahsedilemeyecek, zafer anıtları dikilemeyecek, Türk askerinin kahramanlığını ifade eden:

 

*  Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur. (Mustafa Kemal Atatürk)

 

*  Türkler, Çanakkale'yi zorlayan çağının en ileri tekniğine sahip güçler karşısına adeta bir kale gibi dikilmişlerdir. (Çörçil)

 

*  Avrupa'da hiçbir asker yoktur ki Türklerle mukayese edilebilsin.(General Tawshend)

 

*  Çanakkale müdafaası, üç mucizeler muharebesidir. Hali kurtardı; maziye hamaset ve azametini iade etti; vatanımızı bir vatanı ebedi yaptı. (Sami Paşazade Sezai)

 

*  Çanakkale'de her şeyimiz kusursuzdur. Fakat başarılı olmadık. Zira Türkler, yuvalarına girilmiş aslanların hiddet, cesaret ve kahramanlığı ile savaşıyorlardı. Böyle bir millet görmedim. ( Sör Kombet )

 

* Bir asker olarak Çanakkale’yi anlatmak çok zordur. Türk askerleri, fakir, yoksul bir durumda idi. En iyi yemekleri kırık buğdaydan yapılmış çorba idi; çoğu zaman bayat ekmek yiyorlardı. Taşın, toprağın üzerinde yatıyorlar; sıcakta toz, duman, is içinde; yağmur yağdığında ise çamur içinde kalıyorlardı. Fakat dünyanın en iyi imkânlarına sahip düşman kuvvetleri karşısında aslanlar gibi savaşıyorlardı. Hallerinden şikayetçi değillerdi. Yüreklerindeki vatan sevgisi apaçık fark ediliyordu. Ölüme gülümsüyorlardı. Esir ettikleri yaralı düşman askerlerine şefkatle davranıyorlar, yedeği bulunmayan elbiselerini yırtarak onların yaralarını sarıyorlardı. Bu mert, yiğit insanlarla yan yana bulunmaktan şeref duydum.  ( Alman Mareşal Liman Von Sanders).

 

*  Bizi Türklerin maddi gücü değil manevi gücü yenebilmiştir; onların atacak mermileri ve barutları bile kalmamıştı; fakat biz, Tanrının Türklere yardım ettiğini gördük.” (Çanakkale İtilaf Devletleri Komutanı İan Hamilton)

 

*  Şunu bütün samimiyetimle söylüyorum ki, Türk askeri dünyanın en cesur ve en iyi savaşçılarıdır aynı zamanda en centilmen askerleridir. Türkler, yaralılarımıza, hastanelerimize ateş etmekten kaçınıyordu.” (İngiliz komutan Darby)

.

.

.

Tarihimizi ve milletimizi övgüyle anlatan sözler söylenemeyecek, belki de tarihin çöp sepeti içersinde kaybolup gidecektik.

 

         Tarihimizle, ceddimizle ne kadar övünsek azdır. Ceddimizin şanı yerleri de gökleri de doldurmuş ve ebedi istirahat gâh makamı olan Cennette şehitler makamına yükselmişlerdir. Biz torunlarına da din bilincini, vatan aşkını, millet sevgisini, hürriyet mücadelesini, bağımsız yaşama zevkini… bu uğurda fedakarlık kararlılığını ve Allah’ın huzuruna Şehit olarak yükselme bilincini miras bırakmışlardır. Kendilerini yok etmeye gelenlere de merhametin en yücesi İslam’ın merhameti ile muamele ederek insanlık dersi vermişlerdir.

 

         Ecdadımız bir şeyin dersini daha vermiştir. Ey İslam düşmanları sizin maddi güçleriniz yeryüzünün güçlerine hükmedebilir. Ancak Allah’ın gücüne hükmedecek güç yoktur. Mehmetçik gücünü ortaya koyup ta Allah dediği zaman Çanakkale’ye inen Allahın orduları hazır beklemektedir. Püskürtecek silahınız, “Tanrıyla savaştık ve yenildik” demekten başka çıkış kapınız da yoktur. Sizin tanrılarınızı bilmem ancak Allah’ın sinekleri ile savaşmaya bile gücünüzün yetmeyeceği kesindir.

 

        Ey İslam Düşmanları! Müslümanların birliğine kastedip dağıttınız.  “Ortadoğu bir devdir. Devin başı Türkiye’dir. Devi uyutmak pahalıya mal oldu fakat değdi” dediniz. Yıllarca sömürtünüz. Masa başı planlarla haritalar belirleyip daha da parçalamak istediniz ve 15 Temmuz da bunu Türkiye üzerinde denemeye kalktınız.  Bundan sonra neleri deneyeceğinizi bilmiyoruz ancak bildiğimiz bir şey var ki artık devin başı uyanmıştır ve dev ayağa kalkacaktır.

 

         Devin başını yok etmek için bütün planlar yapılmış ve her şey yoluna konmuştu. Ancak gecenin mimarı, Allah deyince Allah’ın ordularını harekete geçirecek gönül erleri, Çanakkale’deki Seyit onbaşıların, Yahya çavuşların, Allah’ı hatırlayıp akşama kavuşan 57. Tümen erleri gibi Allah’ı hatırlayıp sabaha kavuşacak olan 15 Temmuz Gecesi erlerinin varlığı unutulmuştu.

 

          Bedirden bu yana devam edip, Malazgirt’le Anadolu’ya yayılan; İstanbul’un Fethiyle Bizans’ı Tarihin geri dönüşüm kutusuna gönderip, Çanakkale ile dünyayı dizayn eden; Kurtuluş savaşında varlığını ortaya koyup, Kıbrıs sporuyla PKK maçını yapan ve15 Temmuzla yeniden gerçek kimliğini haykıran ruh ayağa kalkmıştır.

 

          Çanakkale Zaferini böyle okumaya çalışırken sürçi lisan ettikse affola diyor Çanakkale ve 15 Temmuz, başta olmak üzere tüm şehitlerimize Allah’tan Rahmet diliyorum.    Selam ve Dua ile…

 

 

19.03.2017

 

 Yunus ÇAKIR

        

        

          

YORUM EKLE

Yenile Gördüğünüz Karakterleri Giriniz
Diğer yazıları...
Çanakkale Zaferini Yeniden Okumak
Mehmet Akif'i Anlamak
ALLAH Düşürmesin
Ben Nuşi Revandan Daha Adaletliyim
Bir Ramazan Ayını Daha Yolcu Ederken
Nasıl da Unutturmuşlar
Çanakkale Zaferini Okuyamadık
KURTULUŞUN ÇARESİ
ÖMÜR TAKVİMİNDEN BİR YAPRAK DAHA
ASIRLAR GEÇTİ ÇÖZEMEDİK?...
PEYGAMBERİ ANLAMAK
Sitede bulunan yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Yapılan yorumlardan yorum sahipleri sorumludur. Tedbir amaçlı olarak ip kayıt sistemi mevcuttur. Hukuki merciler tarafından istendiği zaman gizlilik çerçevesinde paylaşılacaktır.
İsRa Tasarım © Arı Haber 2013