Hamza Özer
Ramazan İbadet Ayı mı,Festival Ayı mı?
Eklenme : 2017-05-27 21:41:29 Okunma : 874
Yazdır
0 0 0

Bizleri yeniden bir Ramazan ayına daha kavuşturan Rabbimize hamd-ü senâlar ederiz.

 

Ezberlenmiş genel bilgilerin tekrarından ziyade, daha özelden şeyler konuşmak istiyorum.

 

Rabbimizin lisanı ile Ramazan; ‘’…İnsanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır...’’ (Bakara 185) 
Yani dikkat edin; bu ay öyle sıradan bir ay değildir manasındadır.

 

Oruç ise; sahur ve iftar yapılan bir gelenek değil; namaz gibi, tesettür gibi, Allah’ın farzlarından bir farzdır.

 

Sevgili peygamberimizin hayatındaki Ramazan ise; Yeme içmenin ve şehevî arzuların azaltıldığı; Kur’an okumanın, infakın, tefekkürün, iyiliğin, yardımlaşmanın, ibadetlerin arttırıldığı, son on gününde de itikaf'ın (mescidlere kapanma) olduğu bir aydır. Ramazanın aslı ve özü bunlardır.

 

Ancak her nasılsa ve ne zamandan beri ise, asıl maksadından uzaklaştırılarak, adeta bir yemek yeme ve bir eğlence ayına giriliyor gibi hazırlıklar yapılmakta, günler öncesinden erzaklar depolanmakta, eğlence merkezlerine, tatil beldelerine ve lüks restorantlara rezervasyonlar yapılmaktadır.

 

Sanırsınız ki müslümanların en büyük derdi Ramazanda ne yiyecekleridir. Gerçekten açmıydıkki Ramazanda ne yiyeceğiz endişesine kapılır olduk. Yada Ramazan bir yemek yeme ayımıydı?

Bu durumu fırsata dönüştüren kapitalist düzenin sahipleri, tv'lerde Ramazan diye zihinlere; marketi, alışverişi, eğlenceyi ve bol çeşitli lüks yemek sofralarını yerleştirmekte ve bu sayede bir çok şüphe içerikli yiyecek ve içecekleri satarakta ceplerini doldurmaktadırlar.

 

Bankaların bile artık Ramazan fırsatı diye faiz pazarlayabiliyor hale gelmiş olması, müslüman toplumların zaafiyetlerinin sonucudur.

 

Faize, yalana, dolana, fuhşiyata, zulme, haksızlığa, adaletsizliğe, çıplaklığa, namazsızlığa çare aramayan müslüman toplumların, Ramazanı aslına uygun yaşatabilecek bir gayret göstermeleride beklenebilir bir şey olmasa gerektir.

 

Tam anlamıyla bir dönüşüm yaşanmaktadır. Ve bu dönüşün müslümanların islamın özünden ve maneviyatından uzaklaşmalarıyla parallelik göstermektedir.

 

Başta, sözüm ona dindar belediyeler, vakıflar dernekler, partiler, cemaatler, Ramazanı camilerden stadyumlara, salonlara taşıyarak şarkı türkü, ilahi vs.. ile bu dönüşüme su taşıdıklarını bilmelidirler.Allahın Ramazanıyla oynamamalıdırlar.

 

Müslümanlar Allahın benim ayım dediği bu ayda kaçırdıkları fırsatlar kadar, bedeli ağır yolların açılmasına sebep olmanın vebaliyle yüzleşeceklerini de unutmamalıdırlar.

 

Evlerimize bakacak olursak; özellikle kadınların, günlerini neredeyse mutfaklarda yemek ve bulaşıkla geçiriyor olmaları da tam anlamıyla bir kayıptır.

 

Evlerinde sahura kalktıkları halde sabah namazı kılmayan; iftar yaptıkları halde akşam namazı kılmayan bir aile halkını anlayabilmek mümkün değildir. B

 

irbirlerini iftara davet eden insanlar, bunu bir yarışa ve şov'a dönüştürerek hayırlı bir iş yapmadıklarını bilmelidirler.

 

Yapılan bunca yemek israfının ve doldurulan dolapların birde bereketle adlandırılıyor oluşu ise gülünçtür.

 

Garip olan başka bir durum ise; diğer zamanlarda normal olan bir insanın, Ramazanda birden bire agresif, sinirli, gergin, kırıcı, aceleci, yorgun, bitkin ve tahammülsüz bir insana dönüşüyor olmasıdır. Bu durum, nihayetinde sabahtan beri yemek yemediğimizden midir yani? Allah için tutulduğu söylenilen oruç bunamı sebebiyet vermektedir?

Ama elbetteki şeytanında böyle bir ayda müslümanların dengesini bozmak için daha büyük bir caba içerisinde olacağıda unutulmuştur.

 

Ramazanı şerifi ayrıcalıklı kılan en önemli özelliklerden biriside şüphesiz Rabbimizin bir ömür değeri biçtiği Kadir gecesidir. Ancak müslümanlar onu belirli bir güne sıkıştırıp, toplu cami törenleriyle ihya ettiklerini zannederek aldanmaktadırlar. Kadir gecesi ayağımıza getirilen bir gece değil, Ramazan boyunca arayacağımız bir gecedir.

 

Rabbimizin büyük bir lütfu olan bu ay, bir cennet fırsatı olarak görülmelidir.

 

Sonuç olarak; Elbette güzel şeylerde yok değildir. Ancak aslından uzaklaştırılan, islamdan koparılan, festival havasına dönüştürülen bir Ramazan türetilmektedir.

 

Dikkat çekmek istediğim konu sadece budur.

Rahmetiyle, mağfiretiyle bizleri kuşatması dileği ile; Rabbim hakkıyla ihya edebilmeyi nasib eylesin. Oruçlarımızı, ibadetlerimizi, dualarımızı kabul buyursun. Bizleri bayrama ulaştırsın inşallah.

 

Ramazan-ı Şerifimiz mübarek olsun.

Hamza Özer hvs

YORUM EKLE

Yenile Gördüğünüz Karakterleri Giriniz
Diğer yazıları...
Ramazan İbadet Ayı mı,Festival Ayı mı?
Yaşamak Nefes Almak mıdır?
Kutlu Yaşam Yolumuz
Araklı'da Çocuk Olmak
Sitede bulunan yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Yapılan yorumlardan yorum sahipleri sorumludur. Tedbir amaçlı olarak ip kayıt sistemi mevcuttur. Hukuki merciler tarafından istendiği zaman gizlilik çerçevesinde paylaşılacaktır.
İsRa Tasarım © Arı Haber 2013