ARAKLI’DA HIDIRELLEZ ve HAZRETİ ALİ KÜLTÜRÜ
Mehmet Akif BAL
İslam kültüründen kaynaklı somut olmayan kültürel mirasımızdan biri olan Hıdırellez ve Hazreti Ali kültürü, Araklı ve civarında da yaşıyor. Bu açıdan Araklı’daki Hıdırellez Mağarası, Hıdırellez Köprüsü ve yakınında yer alan Hazreti Ali Gölü meşhur. Hazreti Ali kültürü açısından Alçakdere Yaylasındaki Hazreti Ali Suyu ve efsanesi ise somut olmayan bir diğer miras. Bizim insanımız, çılgınca kutlanmaya çalışılan Kalandar kutlamaları kadar, Türk ve İslam kültürünün yansıması olan Hıdırellez kültürünü de saygıyla kutlamalıdır.
HIDIRELLEZ MAĞARASI VE HAZRETİ ALİ GÖLÜ
Hz. Hızır ile İlyas Peygamberin yeryüzünde buluştukları gün olarak kabul edilen Hıdırellez günü, Mayıs ayında kutlanıyor ve inanışa göre toprağın bereketlendiği, hastaların şifa bulduğu ve dileklerin kabul edildiği bir gün olarak biliniyor.
Günümüzde Araklı-Bayburt yolu üzerinde ve Kayaiçi (Toroslu) Mahallesi sınırları içindeki Hıdırellez isimli mevki; Hıdırellez Mağarası, Hıdırellez Şelalesi, Geyik Kayaları ve Hıdırellez Köprüsü ile zengin bir muhtevaya sahip bir yer. Hatta buradaki köprünün altında yer alan Hazreti Ali Gölü (Ejderin/Azderin Gölü diyenler de var) ise yöre insanının yüzyıllardır aynı isimle bildiği bir doğal güzellik. Halkın inanışına göre burada Hazreti Ali’nin atının ayak izleri ve Hazreti Ali’nin mührünün olduğu bir kaya bulunuyor. Dere yatağındaki bir kayanın Karadere tarafından yüzyıllar içinde oyulmasıyla oluşan bu göl, yüzyıllardır varlığını devam ettiriyor. Ürkütücü bir derinliğe de sahip olan göl, özellikle yaz aylarında serinlemek isteyen insanların yüzmek için girdiği bir özellik taşıyor.
HAZRETİ ALİ’NİN SUYU
Araklı insanının yaşadığı Alçakdere Yaylasında Hazreti Ali adını taşıyan bir doğal su kaynağı var. Gümüşhane sınırları içinde yer almasına rağmen Araklı halkı tarafından yayla olarak kullanılan Alçakdere Yaylasında yer alan Hazreti Alinin Suyu, yüzlerce yıldır aynı isimle biliniyor ve hiç bir şekilde azalmadan akmaya devam ediyor. Ahşap bir oluktan buz gibi akan sudan uzun süre içmek ise mümkün değil.
İslam büyüklerine ve dördüncü halife Hazreti Ali'ye saygı kültürünün yaşatıldığı nadir yerlerden biri olan Alçakdere Yaylasındaki Hazreti Ali Suyu’nun adı ve efsanesi, 400 yıl evvel bu yaylayı kuran topluluktan beri varlığını devam ettirmektedir. Efsaneye göre, Hazreti Ali Alçakdere Yaylasına gelmiş ve kılıcını vurduğu yerden buz gibi bir su çıkmıştır. Oluktan akan suyun adı bu sebeple Hazreti Ali Suyu'dur. Suyun çıktığı bu kayalıklarda Hazreti Ali'nin atının nal izleri olduğu söylenen izler de yer almaktadır. Yayla halkı için kutsal bir değeri olup, saygı görmektedir. Benzer bir inanış Kahramanmaraş ilinde de mevcut. Hatta anlatımlar birebir birbirine benziyor.
NELER YAPMALIYIZ?
Araklı ilçe sınırları içerisindeki Hıdırellez Mağarası, Hıdırellez Köprüsü, Hıdırellez Şelalesi ve Gümüşhane’ye bağlı Alçakdere Yaylasındaki Hazreti Ali Suyunun acilen koruma altına alınması gerekmektedir. Hatta bir kültürel ve doğal miras olarak muhakkak tescillenmesi sağlanmalıdır. Bununla birlikte uzman olmayan isimlerin Hıdırellez Mağarası, Hıdırellez Köprüsü, Hıdırellez Şelalesi ve Hazreti Ali Suyuna yönelik resmi izin dışındaki her türlü müdahalesi engellenmelidir.
Hıdırellez Mağaralarının önemli bir kısmı Araklı-Bayburt yolunun yapımı sırasında yok edilmiştir. Hiç değilse geri kalan kısmının korunması için şelale, köprü ve mağara denilen kısma hiçbir şekilde dokunulmaması gerekmektedir. Hıdırellez kavramından ismini alan taş köprü ise acilen restore edilmelidir. Yöreden geçmesi muhtemel yeni Araklı-Bayburt yolu güzergahının bu kısımdan değil fakat açılacak bir tünelle farklı bir güzergahtan geçmesi gerekmektedir. Yol medeniyettir lakin buradaki yolun genişletilmesiyle yapılacak yeni yol çalışması buradaki kadim kültürel ve doğal yapıyı tümüyle yok edecektir. Bunun günümüzdeki ve gelecek nesiller nazarındaki sorumlusu da buna izin verenler veya göz yumanlar olacaktır!
Yüksek kültürel değere sahip bu mevkinin, doğal yapısı bozulmadan ve tahrip etmeden hatta tamamlayıcı bir turizm yatırımına da ihtiyacı bulunmaktadır. Bu açıdan, Hıdırellez mevkiindeki dere üzerinde, tarihi köprüyle entegre şekilde ve doğu batı yönlerinde hatta şelaleye doğru uzanacak şekilde yapılacak ahşap ağırlıklı bir estetik yürüyüş yolu ve ortama uygun küçük bir konaklama tesisi, mevkideki kültürel varlığın korunmasına, mevkinin turizm açısından katmadeğer sağlamasına ve turistlerin soluklanıp hatta ihtiyaçlarını gidermelerine imkan sağlayacaktır.
Diğer taraftan, yörede meydana gelen aşırı betonlaşma ve nüfus artışı yeraltı su kalitesini bozduğu gibi, açılan taş ocaklarının yapacağı patlatmalar bu mevkilerdeki tüm su kaynakları gibi Alçakdere’deki Hazreti Ali Suyunun da zarar görmesine ve hatta kaynağını değiştirmesine yol açabilecektir. Dolayısıyla bu su kaynağının etrafının bir uzman görüşü ve resmi kurum müsaadesi olmadan yapılaşmaya ve araç trafiğine açılmaması gerekmektedir.
Araklı gibi geleceği turizmde olan ve hatta turizmden yüksek değer kazanacak bir ilçenin elindeki tüm kültürel ve doğal zenginlikleri ciddi şekilde koruması gerekmektedir. Doğal ve kültürel mirasın aslında toplumsal kimliğimizin bir parçası olduğuna samimiyetle inanarak. Aksi takdirde kirlettiğimiz ve tahrip ettiğimiz her türlü doğal ve kültürel zenginlik, hem günümüz insanının hem de gelecek neslin ciddi problemler yaşamasına ve memleketine olan mensubiyet duygularının azalmasına neden olacaktır.
Mehmet Akif Bal
Gazi Üniversitesi Öğr. Gör.











Yorum Yazın